Hiç düşündünüz mü, biz bir sosyal medya hesabını neden takip ederiz?
Sadece bir şeyler satın almak için mi? Çoğu zaman kesinlikle hayır. Bazen ufkumuzu açan faydalı bir bilgi bulduğumuz için takip ederiz, bazen yorucu bir günün ortasında bizi güldürdüğü için… Bazen yepyeni bir şey öğrenmenin keyfi için, bazen de sadece o markanın o tatlı, samimi iletişim tarzını sevdiğimiz için.
İşte bu yüzden, markaların her şeyden önce durup kendisine şu soruyu sorması gerekiyor: “Bizi takip eden kişi bu profilde tam olarak ne buluyor?”
Eğer bu sorunun cevabı sadece “ürünlerimizi” ise, orada bir durup düşünmek lazım. Çünkü o cevabın içinde biraz yaşam tarzı, biraz samimiyet ve bolca değer olmak zorunda.
Her İçerik Satışa Çıkmak Zorunda Değil
Kabul edelim, sosyal medyada her paylaşımın altına “Hemen satın al!”, “Stoklar tükenmeden yakala!” mesajı eklemek bir süre sonra takipçiyi inanılmaz yoruyor. İnsanlar kendilerine sürekli bir şey satılmaya çalışılmasından hoşlanmaz.
Oysa içerikleri çok daha farklı ve keyifli amaçlarla kurgulamak mümkün:
- Bilgi veren içerikler: Takipçinin hayatını kolaylaştırabilir.
- Eğlenceli içerikler: Yüzlerde tatlı bir tebessüm bırakabilir.
- Hikâye anlatan içerikler: Markanın mutfağını, değerlerini ve arkasındaki emeği gösterebilir.
- Topluluk odaklı içerikler: Takipçilerle gerçek bir bağ kurabilir.
- Satış odaklı içerikler: Doğrudan ürüne yönlendirebilir.
Gördüğünüz gibi, her paylaşımın aynı ağır yükü taşıması gerekmiyor. Asıl mesele, tüm bu farklı içerik türlerinin bir araya geldiğinde markanızın karakterini yansıtan ahenkli bir bütün oluşturabilmesi.
Markanız Gerçekte Nasıl Konuşuyor?
Sosyal medyada bir markayı binlerce rakibinden ayıran en temel şeylerden biri, tercih ettiği iletişim dilidir.
Sizin markanız nasıl konuşuyor peki? Çok resmi ve mesafeli mi? Samimi ve içten mi? Eğlenceli ve esprili mi? Yoksa bilgilendiren bir uzman edasıyla mı? En kötüsü de her paylaşımda bambaşka bir ruha bürünüp takipçinin kafasını mı karıştırıyor?
Kendine özgü, istikrarlı bir ses tonu oluşturmak, markanın zamanla hafızalara kazınmasını sağlar. Öyle ki, bazen kullanıcılar gönderinin üzerindeki logoyu görmese bile sırf o cümleden, o samimiyetten paylaşımın size ait olduğunu anlar. İşte gerçek marka dili tam olarak böyle bir şeydir.
Rakiplerinizle Aynı Şeyi Yapıyorsanız…
Sektördeki rakipleri izlemek, trendleri takip etmek elbette stratejinin olmazsa olmaz bir parçası.
- Kim ne üretiyor?
- Hangi formatlar yükselişte?
- İnsanlar en çok neye yorum yapıyor?
Bunları analiz etmek harika bir yol haritası sunar. Ancak buradaki temel amaç, rakiplerin yaptığı şeyin birebir kopyasını üretmek olmamalı.
Aksine, bakış açımızı şu soruya çevirmeliyiz: “Herkes bunu yapıyorsa, biz kendi dokunuşumuzla neyi farklı kılabiliriz?”
Çünkü aynı sektördeki her marka aynı akımlara kapılır, aynı tarz ürün çekimleri yapar ve aynı basma kalıp cümleleri kurarsa, kullanıcının gözünde herkes birbirine benzemeye başlar. Fark yaratmak, sanıldığı gibi sürekli daha fazla içerik üretmek değil; doğru anda, doğru detayla rakiplerden ayrışabilmektir.
Yorumlar da Stratejinin Bir Parçası!
Sosyal medyayı sadece “içeriği paylaş, gitsin” denilecek bir bülten panosu gibi görmek büyük bir hata olur. Takipçinizin paylaşım altına bıraktığı küçücük bir yoruma verdiğiniz yanıt bile markanızın duruşunu simgeler.
Gelen bir soruya nasıl dönüş yapıyorsunuz? Bir şikâyeti çözerken ne kadar yapıcı olabiliyorsunuz? Takipçilerinizin önerilerini gerçekten dikkate alıyor musunuz?
Tüm bu ufak temaslar, insanların kafasındaki marka algısını şekillendirir. Bu yüzden sosyal medya yönetimi, sadece masa başında hazırlanan bir içerik takviminden ibaret değildir; yaşayan, nefes alan iletişimin kendisidir.
Marsi Dijital Olarak Biz Nereden Başlıyoruz?
Marsi Dijital’de bir marka için kolları sıvadığımızda, sürece asla “Bu hafta ne paylaşsak acaba?” yüzeyselliğiyle başlamıyoruz.
Biz önce markayı gerçekten tanımaya ve hissetmeye çalışıyoruz:
- Bu markanın hedef kitlesi tam olarak kim?
- Onlarla hangi dilden konuşursak kalplerine dokunabiliriz?
- Rakiplerin arasından sıyrılmak için elimizdeki en güçlü koz ne?
- Bir insanın karşısına çıktığımızda arkamızda nasıl bir his, nasıl bir iz bırakmak istiyoruz?
İçerik fikirlerimizi ancak bu sağlam temeli attıktan sonra inşa ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki her markaya tek bir sosyal medya formülü uygulamak imkânsızdır. Bir marka için mucizeler yaratan bir içerik formatı, başka bir markada hiçbir karşılık bulmayabilir. Önemli olan sadece popüler içeriği üretmek değil; o içeriğin neden üretildiğini ve kime hitap ettiğini bilerek adım atmaktır.